Sitemizin sağlık profesyonellerine özel sayfalarında ürün ve hizmetlerimizle ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır. Bu bilgiler yalnızca hekim, eczacı, diş hekimi, hemşire gibi sağlık çalışanlarına yönelik olup, sağlık çalışanları haricindeki kişiler bu bilgileri doğru yorumlayamayacakları için bu bölümlere girmemeleri önerilmektedir.

"Sağlık Profesyonellerine Özel" bölümüne girmek için lütfen bir sağlık çalışanı olduğunuzu onaylayınız.
 
   
| | | | | |
Erişkinlerde Bağışıklama
 

Boğmaca Bordetella pertussis adında bir bakteri tarafından meydana getirilen bir hastalıktır. Boğmaca hava yoluyla yayılır ve çok bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın bebeklere bulaşması % 75 oranında bebeğin çevresindeki anne-baba-kardeş veya diğer kişilerden olmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüm dünyada her yıl 50 Milyon boğmaca vakası görülmektedir ve toplam 300.000 kişi boğmaca nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Boğmaca özellikle küçük bebekler için çok ciddi sonuçlanabilen ölümcül bir hastalıktır. Küçük bebekler, muhtemelen beyinlerine oksijen sağlanmasının azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan, nöbet ve ensefalite daha fazla oranda yakalanma riski taşırlar. Her yıl ülkemizde ve dünyada boğmacaya yakalanan her 100 bebekten 4’ü hayatını kaybetmektedir.

Antibiyotikler, boğmacanın öksürük gibi belirtilerini azaltmada çok etkili değildir. Hastalık geliştikten sonra boğmaca hastaları yatak istirahatine alınmalı, sıvı desteği verilmeli ve ateşi varsa kontrol altına alınmalıdır. Hastalık yaklaşık olarak 12-14 hafta sürmekte ve bu dönemde işgücü kaybı ve aşırı tedavi giderlerine neden olmaktadır.

Boğmacaya karşı anne-babalar, bebeklerini veya çocuklarını aşı ile koruyabilirler. Bebeklere 2 aylıkken yapılmaya başlanan ve 4, 6 ve 18 aylık olduklarında tekrarlanan karma aşı DTaB (difteri, tetanoz, asellüler boğmaca), bebeği boğmacaya karşı korumak için uygulanır. Ancak, koruma ilk 3 doz tamamlandıktan sonra boğmacaya karşı koruyuculuk başlar. Bu nedenle, bebekler yaşamlarının ilk aylarında boğmacaya karşı korumasız kalabilmektedir. İlk aylarında bebeğin boğmacaya yakalanmaması için anne, baba, kardeş ve bebeklerle teması olan diğer kişilerin (örn. bakıcı, sağlık personeli vb.) boğmacaya karşı bağışıklıklarının tam olması gerekir.

Amerikan Bağışıklama Danışma Komitesi ACIP, 2004 yılından itibaren postpartum dönemde annelere ve infantla teması olan kişilere (sağlık personeli dahil) boğmaca rapeli yapılmasını önermektedir. Koza stratejisi olarak adlandırılan bu yaklaşım, 17 ülkeden 37 uzmanın oluşturduğu Global Pertusis Grişimi (GPI) tarafından, 1 yaş altı bebeklerle teması olan tüm kişiler için de (anne-baba-kardeşler vb gibi) önerilmektedir. ACIP, eğer son Td dozundan 10 yıldan uzun bir süre geçmiş ise gebelikte 2.-3. trimesterda Td yerine Tdap önermektedir.

İnfantla teması olabilecek kişilere (anne-baba-kardeş-bakıcı-sağlık personeli vb) yapılacak bir doz Tdap veya Tdap-IPV, infantları bağışıklığı gelişene kadar boğmacaya karşı koruyacaktır. Ayrıca, yaşamlarının ilk yıllarında uygulanan DTaB aşısının koruyuculuğunun devam etmesi için 4-6 yaştaki çocukların karma aşıları da Tdap veya Tdap-IPV olarak tekrar edilmelidir. Bu okul öncesi dönemde karma aşı ile kombine çocuk felci aşısının da tekrar edilmesi, her dört hastalığa karşı (difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci) koruyuculuğun devamı açısından önemlidir.

4-6 yaş çocuklara yapılacak 1 doz Tdap veya Tdap-IPV hem onları hem de çevrelerindeki küçük bebekleri boğmacaya karşı koruyacaktır. Ayrıca primer karma aşıları tamamlanmış her anne-baba veya küçük bebeklerle teması olan kişiler (örn. bakıcı, sağlık personeli vb.) yaşamları boyunca en az bir kez Tdap veya Tdap-IPV aşısı olabilirler. Böylece hem kendilerini hem de bebeklerini boğmacaya karşı koruyabileceklerdir.

Tdap veya Tdap-IPV aşısı 10 yılda bir uygulanan Td aşısı dozlarından birinin yerine de kullanılabilmektedir. Tetanoz hatırlatma dozu olarak uygulandığında tetanoza karşı yeterli düzeyde bağışıklık oluşturur.

Dünya Sağlık Örgütü 1988’de dünya üzerinden çocuk felcini yok etme kararı almıştır. 2000 yılında hastalığı dünya üzerinden yok etme hedefine ulaşılamamakla birlikte çok büyük bir ilerleme kaydedildi. 1988’de tüm dünyada 350.000 çocuk felci vakası bildirilirken, 2001 yılında sadece 10 ülkeden 480 vaka bildirilmiştir. 2006 yılında ise Nijerya, Hindistan, Afganistan ve Pakistan olmak üzere 4 ülkede polio endemik olarak görülmektedir. Ancak polio görülmeyen bazı ülkelere de yayılmıştır. Ülkemizde ise son çocuk felci vakası 1998 yılında Ağrı’da görülmüştür. Ülkemiz 2002 yılı Haziran ayında Avrupa bölgesi ile birlikte çocuk felcinden arındırılmış ülkeler arasına girmiştir. Çocuk felci dünya üzerinde hala bazı ülkelerde görülmekte ve hatta salgınlara neden olabilmektedir. Çocuk felci virüsü bu ülkelerden rahatlıkla bulaşabilme riski taşımaktadır. Çocuk felci aşısı kullanımı ancak polio virüsü tüm dünyadan tamamen yok edildikten sonra durdurulabilir. Şu anda dünya henüz çocuk felci aşısının durdurulabileceği bir aşamada bulunmamaktadır.

Polio’dan arındırılmış ülkelerde artık vahşi polio virüsüne bağlı vaka görülmemekte ancak OPV aşısının içerisinde bulunan aşı virüsüne bağlı az sayıda polio vakası görülmektedir. IPV’ye dönüş, OPV nedeniyle ortaya çıkan az sayıda vaka görülme ihtimalini (2.4 milyon dozda bir) ortadan kaldırırken aşılanan kişileri çocuk felcinden korur. OPV polio virüsünün diğer insanlara bulaşının önlenmesinde daha iyidir ancak kuzey yarımkürede ve Avrupa bölgesinde (ülkemiz de dahil) vahşi polio virüsü dolaşmamaktadır ve bu nedenle bu ülkelerde bu avantaja çok ihtiyaç olmamaktadır. Bununla birlikte vahşi polio virüsünün hastalığa neden olmaya devam ettiği ülkelerde OPV kullanılmaya devam edilmektedir. Yine aynı şekilde diğer ülkelerden polio yayılma riski taşıyan ülkeler bu vakaların yayılımını engellemek için OPV kullanmaya devam edebilirler. OPV ve IPV aşıları birbirini takip eden şekilde uygulanabilirler. Aşı serisine IPV ile başlamak (özellikle ilk 2 dozda IPV uygulanması) tercih edilmelidir.

1955 yılında başlayan polio aşılamasına rağmen henüz polio virüsü dünyadan eradike edilememiştir. Sağlık Bakanlığı çocuklarda 4-6 yaşta aralığında DTaP aşısı ile birlikte OPV aşısı uygulamaktadır. 4-6 yaş döneminde Amerika’da Bağışıklama Danışma Komitesi tarafından OPV kullanımı tavsiye edilmemekte, bunun yerine IPV kullanımı önerilmektedir. Erişkin dönemde ise özellikle aşağıdaki risk gruplarında yer alan kişilerin Tdap-IPV aşısını yaptırmaları önerilmektedir:

- Polio’nun endemik olduğu bölgelere seyahat edecek kişiler
- Polio virüs ile çalışabilecek laboratuvar çalışanları
- Polio’ya yakalanması muhtemel hastaları tedavi eden sağlık çalışanlarına

Geri İleri