|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Grip Aşısıİki tip grip aşısı vardır. En yaygın olarak kullanılan ve ülkemizde de bulunan grip aşısı inaktive (ölü) grip aşısıdır. 2003 yılında canlı zayıflatılmış grip virüsü içeren grip aşısı ülkemizde ruhsat almıştır ancak bu aşının uygulanabileceği gruplar oldukça kısıtlıdır. Her yıl araştırmacılar ve üreticiler, bir sonraki grip sezonunda hastalık yapması muhtemel grip virüslerine karşı aşı geliştirmektedirler. Grip aşısı 3 tip grip virüsü içerir; 2 adet A tipi ve 1 adet B tipi.
T.C. Sağlık Bakanlığı ulusal sürveyans programında ülkemizde iki referans laboratuvar vardır. Bunlardan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji Laboratuvarında 2007–2008 sezonunda gerçekleştirilen çalışmaların sonuçlarına göre; toplam 5 ilden (İstanbul, Bursa, Edirne, İzmir ve Antalya) influenza şüpheli olgudan alınan toplam 355 adet örnek gönderilmiştir. Ayrıca İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A. Dalı polikliniklerine başvuran 80 hastadan alınan, yine farklı illerden gönderilen 89 örnek incelenmiştir. 2007 - 2008 grip mevsiminde toplam 524 örneğin hızlı test, ELISA ve PCR teknikleri ile yapılan incelemelerinde, 163 örnekte (% 31,1) Influenza virüsü olmak üzere toplam 172 örnekte, klinik tablodan sorumlu etken izole edilmiştir. Bu etkenler tiplendirilerek 111 örnekte (% 21,1) İnfluenza A virüsü, 52 örnekte (% 9,9) İnfluenza B virüsü, 8 örnekte (% 1,5) RSV ve 1 örnekte Adenovirus saptanmıştır. Alt tiplemeleri tamamlanan 40 İnfluenza A suşunun tamamı H1N1 alt tipinde bulunmuştur. Ülkemizde 2007–2008 sezonunda İnfluenza virüslerinin izolasyon dönemi Kasım ayı ile (48. hafta) başlayıp, Nisan ayının sonuna (18. hafta) kadar devam etmiştir. Geçtiğimiz üç yılda görülene benzer biçimde sezonun ilk haftalarında ağırlıklı olarak izole edilen Influenza A suşları, Mart ayına girildiğinde yerlerini Influenza B suşlarına bırakmışlardır. Bu bulgular grip sezonunun ülkemizde de uzadığını göstermekte ve gribe karşı aşılamanın Eylül aylarından başlayarak tüm sezon boyunca yapılabileceğini göstermektedir. Üretici firmalar grip aşılarında kullanılacak olan grip virüsleri yumurtada çoğaltılırlar. Yumurtada çoğaltıldıktan sonra toplanan virüsler inaktive edilir, saflaştırılır ve kullanıma hazır enjektörler içine dolum yapılır. İnaktive (ölü) grip aşısı kolun omuz kısmına (deltoid kasa), kas içine uygulanır. Canlı, zayıflatılmış grip aşısı buruna sprey şeklinde uygulanır. Burundan sprey şeklinde kullanılan canlı grip aşısı sadece 5-49 yaş arası sağlıklı kişilere önerilmektedir. 5 yaşından küçük çocuklar, 50 yaş ve üzerindeki kişiler, yukarıda sayılan altta yatan hastalığı olan kişiler canlı grip aşısı değil, ölü (inaktive) grip aşısı olmalıdır. Gripten korunmak isteyen herkes grip aşısından faydalanabilmektedir. Ancak her yıl grip aşısının özellikle önerildiği gruplar vardır: • 50 yaş ve üzerindeki kişiler Çocuklara grip aşısı uygulanırken erişkinlerden farklı olan özel uygulamalar vardır. 9 yaşından küçük ve ilk kez grip aşısı olacak çocuklar en az dört hafta arayla iki kez grip aşısı olmalıdır. 6 aylıktan 3 yaşına kadar olan çocuklara grip aşısı yarım doz (0.25 ml) uygulanmalıdır. Grip aşısı her yıl bir kez uygulanmalıdır çünkü oluşturduğu bağışıklık bir yıl içinde azalır ve her yıl grip aşısının içeriği değişir ve o yıl içinde hastalık yapması muhtemel grip virüslerini içerir. Salgınları önlemede en önemli faktör bakımevlerinde kalan kişilerin ve çalışanların ve grip açısından yüksek risk grubunda olan kişilerin her yıl grip aşısı ile aşılanmasıdır. Grip açısından yüksek risk taşıyan grupla temas eden doktorlar, hemşireler ve hastane, uzun Grip salgınlarının pik yaptığı dönemler ve aşı kullanımı aşağıdaki şemada belirtilmiştir. Kronik, altta yatan hastalığı olan kişiler aşılandı ise, bu kişilerle temasta olan, aynı evde yaşayan kişiler de grip aşısı olmalıdır. Yüksek risk grubunda bulunan kişiler (altta yatan hastalığı olanlar gibi), 65 yaş ve üzerindeki kişiler, 6 aylıktan küçük bebeklerle aynı evde yaşayan kişiler her yıl grip aşısı olmalıdır. Doğumdan iki yaşa kadar olan tüm çocuklarla aynı evde yaşayan kişiler, küçük çocuklar hastalığı çok ağır geçirdikleri için onları hastalıktan korumak amacıyla her yıl grip aşısı olmalıdır. Hamile kadınların grip aşısı olması güvenilirdir. Hatta grip sezonu içinde 14 haftalıktan büyük sağlıklı hamile kadınların grip aşısı ile aşılanması önerilmektedir. Hamile kadınlar gribe bağlı ciddi komplikasyonlar (istenmeyen sonuçlar) açısından daha fazla risk altındadır. Yakın zamanda yapılan bir klinik çalışmada gribe bağlı hastaneye yatma riski 14 haftalık veya daha büyük sağlıklı hamile kadınlarda, hamile olmayanlara kıyasla dört kat daha fazladır. Grip aşısı çok güvenilir bir aşıdır. Grip aşısının (inaktive, ölü grip aşısının) en sık görülen yan etkileri aşının uygulandığı bölgede görülen ağrı, kızarıklık veya şişliktir. Bu reaksiyonlar geçicidir ve aşılanan kişilerin %15-20’sinde görülmektedir. Grip aşısı ile aşılanan kişilerin %1’inden azında ateş, titreme ve kas ağrıları gelişebilir. Bu reaksiyonların görülme ihtimali daha önce hiç grip virüsü veya aşısı ile karşılaşmamış kişilerde daha fazladır. Grip aşısından sonra bu tarz yan etkilerin görülmesi gribe yakalanıldığı anlamına gelmez. Bu yan etkiler sadece 1-2 gün devam eder ve kendiliğinden düzelir. Grip aşısına bağlı ciddi yan etki çok nadirdir. Bu reaksiyonlar aşının içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı alerji (örneğin, şoka sokacak kadar ciddi alerjisi olan kişilerde) sonucunda gelişebilir.
Grip aşılarının gripten koruması o sezonda salgın yapan grip aşılarının, aşının içerisinde bulunan virüslerle uyuşmasına, aşılanan kişinin yaşına ve sağlık durumuna göre değişmektedir. 65 yaşından büyük kişiler ve herhangi bir hastalığı olan kişilerde bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak grip aşısının etkinliği de bir miktar azalabilmekle ve grip hastalığının oluşmasını tam olarak önleyememekle birlikte grip aşısının komplikasyon ve ölümleri önlemede etkin olduğunu bilmek önemlidir. Bu yaygın yanlış anlama pek çok kişinin grip aşısı olmamasına neden olmaktadır. Enjeksiyon şeklinde uygulanan inaktive (ölü) grip aşısı sadece ölü grip virüsü parçaları içermektedir ve gribe neden olamaz. Aşılanan kişilerin %1’inden daha azında hafif ateş, kas ağrısı gibi grip benzeri bulgular gelişebilir ancak bu yan etkiler grip hastalığı değildir ve grip hastalığındaki gibi değildir. Grip aşılaması Eylül ayından başlayarak tüm grip sezonu boyunca. Grip aşısı olduktan sonra koruyucu bağışıklık 1-2 hafta içinde ortaya çıkar. Eğer Aralık ayı ve daha sonrasında hala grip aşısı olunmamışsa geç kalındığı düşünülmeden aşı uygulanabilir. Grip pek çok insan için ateş ve soğuk algınlığı bulguları içeren tüm hastalıkları içermektedir. Bu kişiler herhangi bir virüs hastalığına yakalanırlarsa hemen grip aşısını suçlamakta ve grip aşısına bağlı olarak grip olduklarını ya da grip aşısı korumadığı için grip olduklarını düşünmektedirler. Grip aşısı sadece grip virüslerinin oluşturduğu “grip hastalığını” önlemektedir. Diğer virüslerin neden olduğu “tüm soğuk algınlıklarını” önlemez. Yumurtaya karşı çok ciddi alerjisi olan (hayati tehlike yaratacak kadar) veya grip aşısının uygulanmasından sonra ciddi bir alerjik reaksiyon gelişen kişiler grip aşısı olmamalıdır. Grip ve komplikasyonları (istenmeyen sonuçları) açısından risk altında olan ve alerjisi olan kişiler, grip aşısına karşı alerjik reaksiyon ihtimali olup olmadığı veya alerjik hassasiyetlerinin azaltılması konusunda hekimlerine danışmalıdırlar. Orta veya ciddi hastalık geçirmekte olan kişiler, grip aşısını hastalıkları düzelene kadar ertelemelidirler. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||