SU ÇİÇEĞİ
Su çiçeğinin etkeni nedir?
Su çiçeğine Varisella zoster adı verilen bir virüs neden olmaktadır.
Su çiçeği nasıl yayılır?
Su çiçeği kişiden kişiye direkt temas veya öksürme veya hapşırma ile havaya dağılan
virüsün solunum yoluyla alınması ile bulaşır. Su çiçeği çok bulaşıcıdır. Su çiçeği geçiren
kişilerin döküntüleri veya zona döküntüleri ile direkt temas yoluyla da bulaşır.
Su çiçeği virüsünü aldıktan sonra hastalığın belirtileri ne kadar süre sonra ortaya çıkar?
Su çiçeğinin kuluçka dönemi 10-21 gündür (genellikle ortalama 14-16 gündür).
Su çiçeğinin belirtileri nelerdir?
Su çiçeğinin en sık görülen belirtileri döküntü, ateş, öksürük, baş ağrısı ve
iştahsızlıktır. Döküntü başlangıçta kafa derisi ve vücutta başlar ve yüze, kollara ve bacaklara yayılır. Döküntü genellikle 200-500 döküntü arasındadır ve kaşıntılıdır.
Hastalık yaklaşık 5-10 gün sürer.
Su çiçeği ne kadar ciddi bir hastalıktır?
Su çiçeği vakalarının çoğu hafiftir ancak bu hastalığa bağlı ölüm oluşabilir. Su çiçeği aşısı
geliştirilmeden önce Amerika’da her yıl yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetmekteydi. Bu
kişilerin çoğu daha önce herhangi bir hastalığı olmayan kişilerdi. Su çiçeği aynı zamanda
her yıl yaklaşık 11.000 hastaneye yatışa da neden olmaktadır.
Su çiçeğini hafif geçiren çocuklar bile huzursuzdur ve en azından bir hafta veya daha
uzun bir süre okula veya kreşe gidemezler.
Su çiçeğinin muhtemel komplikasyonları nelerdir?
Su çiçeğine bağlı olarak en sık görülen komplikasyon cilt veya kemikler, akciğerler,
eklemler ve kan gibi diğer bölgelerde görülen ikincil enfeksiyonlardır (su çiçeği virüsü dışında bir etken, genellikle bir bakteri ile gelişen enfeksiyon). Su çiçeği virüsü zatürre
veya beyin enfeksiyonuna neden olabilmektedir. Bu komplikasyonlar nadir ancak ciddidir.
Komplikasyonlar küçük bebekler, erişkinler ve bağışıklık sistemi yetersizliği olan kişilerde
110 daha sıktır.
Su çiçeği geçiren bir kişi ne kadar süreyle hastalığı bulaştırabilir?
Su çiçeği geçiren kişiler döküntüler başlamadan bir-iki gün öncesinden başlayarak, tüm
döküntüler kuruyup kabuklanıncaya kadar hastalığı bulaştırabilirler (genellikle 6-8 gün).
Su çiçeğinin tedavisi var mıdır?
Daha önce herhangi bir hastalığı olmayan ve su çiçeği geçiren çocukların büyük kısmı
yatak istirahati, sıvı takviyesi ve ateş kontrolü ile tedavi edilirler. Su çiçeği geçiren çocuklara
kesinlikle aspirin verilmemelidir (Reye sendromu riski nedeniyle)! Çocuğunuza ateş
düşürücü olarak hangi ilacın kullanılması gerektiği doktora sorulmalıdır.
Ciddi su çiçeği vakalarında hastanın yaşı, sağlık durumu, hastalığın ciddiyeti ve tedavinin
zamanlamasına bağlı olarak antiviral ilaçlar kullanılabilir.
Su çiçeği birden fazla kez geçirilebilir mi?
Su çiçeği geçiren insanların çoğu hastalığa karşı bağışıklık kazanır. Bununla birlikte ikinci
kez su çiçeği geçirilebilir. Ancak bu çok sık görülen bir tablo değildir.
Su çiçeği virüsü ile karşılaşıldığı düşünülüyorsa, ne yapılmalıdır?
Eğer çocuk daha önce su çiçeği geçirdiyse veya aşılandıysa herhangi bir şey yapmaya gerek yoktur. Ancak çocuk hastalığı geçirmediyse ve aşısızsa virüsle karşılaşmadan sonra en kısa sürede su çiçeği aşısı ile aşılanması önerilmektedir (Su çiçeği virüsü ile karşılaşma sonrasındaki ilk 3 gün, ya da en fazla 5 gün içinde). Eğer virüsle karşılaşma sonrası belirtilen süreler içinde su çiçeği aşısı uygulanırsa hastalığı önleyebilir ya da hafif geçirilmesini sağlayabilirsiniz. Çocuk virüsü o anda almamış bile olsa daha sonraki karşılaşmalarındaçocuğu koruyacaktır.
Su çiçeği ile zonanın ilişkisi nedir?
Hem su çiçeği hem de zona aynı virüs ile meydana getirilen hastalıklardır. Bir kişi su çiçeği
geçirdikten ve iyileştikten sonra su çiçeği virüsü vücutta uykuda kalır. Su çiçeği geçiren kişilerin yaklaşık %10-20’sinde daha sonra zona (herpes zoster) olarak yeniden ortaya çıkar. Zonanın belirtileri belli bir bölgede ağrılı ve kaşıntılı döküntüler ve o bölgede duyu
kaybı şeklindedir. Zona vakalarının büyük kısmı 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür ve zona gelişme riski artan yaşla birlikte artar.
Su çiçeği aşısı ne zamandan beri kullanılmaktadır?
Su çiçeği aşısı Japonya ve Kore’de 1988, Amerika’da 1995 yılından bu yana kullanılmaktadır.
Su çiçeği aşısı nasıl bir aşıdır?
Su çiçeği aşısı canlı zayıflatılmış virüs aşısıdır. Yani canlı, hastalığa neden olan virüsün laboratuvarda değiştirilmiş veya zayıflatılmış ve vücutta çoğalıp bağışıklık sağlayabilecek ancak hastalığa neden olmayacak hale getirilmiş şeklidir.
Su çiçeği aşısı nasıl uygulanmalıdır?
Su çiçeği aşısı subkutan (cilt altına) enjeksiyon şeklinde uygulanmalıdır.
Kimler su çiçeği aşısı olmalıdır?
Su çiçeği aşısı aşağıdaki gruplara önerilmektedir:
- 12-18 ay arası tüm bebeklere,
- Daha önce su çiçeği geçirmemiş ve aşılanmamış daha büyük çocuklara (13 yaşına
kadar tek doz, 13 yaşın üzerinde 4-8 hafta ara ile iki doz),
- Daha önce su çiçeği geçirmemiş ve su çiçeği bulaşma riski yüksek adolesan (ergen
dönemdeki çocuklar) ve erişkinler (örneğin, öğretmenler, kreş çalışanları, küçük çocukları olan ebeveynler, üniversite öğrencileri gibi).
- Sağlık çalışanları ve bağışıklık sisteminde yetersizlik olan kişilerle temas eden kişiler
gibi su çiçeğinin komplikasyonları açısından risk altında olan kişilerle çalışanlar veya
onlarla birlikte yaşayanlar.
Erişkinler aşılanmadan önce daha önce su çiçeği geçirip geçirmediklerini anlamak için test yaptırmalı mıdır?
Erişkinler çocukluk çağında büyük ihtimalle su çiçeği geçirmiş oldukları için yaklaşık %90 oranında su çiçeğine karşı bağışıktırlar. Eğer daha önce su çiçeği geçirdiğinizi biliyorsanız tekrar test yaptırmanıza gerek yoktur. Ancak daha önce su çiçeği geçirip geçirmediğinizi bilmiyorsanız kan testi ile bağışıklığınız olup olmadığını öğrenebilirsiniz.
Su çiçeği aşısı ne kadar güvenilir bir aşıdır?
fiu ana kadar pek çok ülkede milyonlarca doz su çiçeği aşısı güvenle uygulanmıştır ve aşının güvenilirliğini gösteren pek çok çalışma bulunmaktadır.
Su çiçeği aşısına bağlı hangi yan etkiler görülebilmektedir?
Su çiçeği aşısına bağlı muhtemel yan etkiler genellikle hafiftir ve aşı yerinde kızarıklık,
sertlik ve ağrı gibi lokal yan etkilerdir. Lokal yan etkiler aşılanan çocukların %20’sinde
görülebilmektedir. Aşılanan kişilerin küçük bir grubunda ise genellikle aşı uygulanan
bölgenin etrafında olmak üzere hafif döküntü görülebilmektedir.
Su çiçeği aşısı ne kadar etkindir?
Su çiçeği aşısı çok etkin bir aşıdır. 12 ay-12 yaş arası çocukların %95’inden fazlası tek doz su çiçeği aşısı sonrası bağışıklık cevabı oluştururlar. Daha büyük çocuklar ve erişkinler ilk doz su çiçeği aşısı sonrasında %78-82 oranında bağışıklık cevabı oluştururlar ve ikinci doz sonrasında bu oran %99’a yükselir. Aşılanan bazı çocuklar su çiçeği geçirebilirse de bu az sayıda döküntü, düşük derecede ateş ve daha hızlı iyileşme periyodu ile seyreden genellikle çok hafif bir hastalık şeklinde olur.
Su çiçeği virüsü ile karşılaştıktan sonra aşılanmak hastalıktan korur mu?
Evet. Eğer su çiçeği virüsü ile karşılaşma sonrasındaki ilk 5 gün içinde su çiçeği aşısı yapılırsa, orta ve ağır su çiçeği hastalığına karşı % 100 korunma sağlanacaktır. Kimler su çiçeği aşısı olmamalıdır?
Bağışıklık sistemi zayıf olan ve hayatı tehdit edecek kadar ciddi jelatin veya neomisin alerjisine sahip çocuklar su çiçeği aşısı olmamalıdır.
Su çiçeği aşısı canlı zayıflatılmış bir aşı olduğu ve bebeğin gelişimi üzerine etkisi olup olmadığı bilinmediği için hamile kadınlar su çiçeği aşısı olmamalıdır. Bununla birlikte doğurgan yaştaki hamile olmayan ve su çiçeği geçirmemiş kadınlar, hamilelikte su çiçeği geçirme riskini önlemek amacıyla hamile kalmadan önce su çiçeği aşısı olmalıdır. Su çiçeği aşısı olan kadınlar en az 4 hafta süreyle hamile kalmamalıdır.
Su çiçeği aşısı su çiçeğine neden olur mu?
Su çiçeği aşısı canlı, zayıflatılmış virüs içerdiği için aşılananların %1’inde az sayıda döküntü (5-6 adet) ile hastalığı hafif bir şekilde taklit edebilir. Genellikle ateş olmaz. Bu kişiler daha
ciddi olan doğal su çiçeği virüsü ile meydana getirilen hastalıktan korunurlar.
Su çiçeği aşısı zonaya neden olur mu?
Doğal su çiçeği virüsüne bağlı zona geçirme ihtimali aşı virüsü ile olandan 4-5 kat daha
fazladır. fiu ana kadar su çiçeği aşısına bağlı olarak bildirilen zona sayısı 50’den azdır. Bu
vakaların da tamamı hafif ve komplikasyonsuz vakalardır.