VEREM (Tüberküloz-BCG)
Tüberküloz nasıl bir hastalıktır?
Asıl olarak akciğerlerde yerleşen fakat tüm vücuda dağılabilen Mycobacterium tuberculosis’in
neden olduğu, bulaşıcı, süreğen bir hastalıktır.
Tüberküloz hala korkulacak bir hastalık mıdır?
Bilinen en eski hastalıklardan birisi olmasına, sebebinin kesin olarak bilinmesine, 50 yıldır
tedavisinin mümkün olmasına ve üstelik korunulabilir bir hastalık olmasına karşın halen
dünyada en yaygın ve ölümcül bulaşıcı hastalıklardan biri olmaya devam etmekte ve
yılda üç milyonu aşkın kişi tüberküloz nedeniyle kaybedilmektedir.
Nasıl bulaşır?
Hastalığa sebep olan mikroorganizma veremli hastadan sağlam kişiye geçerek yayılır.Çok daha nadir olarak hasta sığırların sütü ve bu sütlerden yapılan süt ürünleri ile de
bulaşabilir.
Hastadan sağlam kişiye nasıl geçer?
Verem mikrobu hava yoluyla bulaşır. Hasta kişinin öksürmesi, aksırması, konuşması ve
nefes alıp vermesi sırasında havaya saçılan mikroplar havada günlerce asılı halde canlı
kalmaktadır. Hasta kişiyle teması olan yani kapalı bir ortamda uzun süre aynı havayı
soluyan sağlam kişiler nefes aldıklarında havadaki bu mikroplar onların akciğerlerine ulaşır
ve orada yerleşerek hastalığı başlatır. Hastalığın yayılmasından sorumlu asıl bulaşma flekli
budur. Bunun dışında cilt ve mukozalardan, doğum kanalından, anne sütünden de çok
nadiren bulaşabilirse de pratikte bu tür bulaşmalar önemsizdir.
Her tüberküloz hastası mikroorganizmayı bulaştırır mı?
Hayır. Balgamında mikroorganizma bulunan, hastalığı yaygın olup öksüren hastalar daha çok bulaşmadan sorumludur. Akciğer dışı organ tüberkülozu olanlar, 15 gündür tedavi
almakta olanlar pratik olarak bulaştırıcı değildir.
Hastayla teması olan her sağlam kişide hastalık ortaya çıkar mı?
Hayır. Tüberküloz hastasıyla teması olup mikroorganizma ile karşılaşan, hatta mikroorganizmayı
soluyan kişilerin çok flükür ki az bir kısmında hastalık gelişir.
Neden verem basilini alan kişilerin bir kısmında hastalık ortaya çıkarken diğerlerinde
gelişmiyor?
Bu, solunan mikroorganizma sayısına, hastalık yapma gücüne (bazı mikroorganizmalar ölü veya zayıf olup hastalık yapamaz) ve sağlam kişinin direncine, savunma sisteminin
kuvvetine bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösterir. Sigara içen, alkolik, beslenmesi
bozuk ve kötü yaşam koşullarına sahip kişilerde ve başka akciğer hastalığı, fleker hastalığı,
bazı kan hastalıkları, AIDS ve böbrek hastalıkları gibi süreğen hastalığı olanlarda verem
oluşma olasılığı daha yüksektir.
Basilin bulaşmasından itibaren ne kadar süre sonunda hastalık ortaya çıkar?
Bu süre çok farklıdır. Basili alan kişide bazen 1-2 ay bazen bir kaç yıl bazen de onlarca
yıl sonra hastalık gelişebilir veya hiç gelişmeyebilir.
Tüberküloz mikrobu diğer organ ve dokulara nasıl ulaşıyor?
Basilin vücuda giriş yolu hastaların tamamına yakın bir çoğunluğunda akciğerlerdir. Ancak
buradan lenf akımı ve kan yoluyla vücudumuzdaki tüm doku ve organlara yayılabilir.
Tüberküloz akciğer dışında en sık hangi organ ve dokuları hastalandırır?
Kemik ve eklemler, böbrek ve üreme sistemi, beyin zarı, göğüs ve karın boşluğunuçevreleyen zarlar, cilt ve lenf bezelerinde sık yerleşir.
Tüberkülozun belirtileri nelerdir?
Hastalık ani ve gürültülü olarak ortaya çıkmaz. Sinsi ve yavaş ilerler. Hastalar genellikle
aylardır devam edegelen halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, hafif ateş, geceleri terleme gibi
yakınmalarla hekime başvururlar. Zamanla bunlara öksürük ve balgam çıkarma da eklenir.
Balgamda kan da gelebilir. Ağrıya pek rastlanmaz. Akciğer dışı organ tüberkülozlarında
tutulan organla ilişkili yakınmalar bulunabilir. Örneğin idrarla ilgili flikayetler (kırmızı idrar
yapma, idrar yaparken yanma vb.), boyunda lenf bezelerinin büyümesi gibi.
Bu belirtiler görülünce tüberküloz teşhisi kesin midir?
Hayır. Bu sayılan yakınmaların hiçbirisi tüberküloza özgü olmayıp diğer bir çok hastalıkta
da rastlanabilen flikayetlerdir. Bu nedenle bu tür flikayetleri olan hastaların mutlaka
konunun uzmanı bir hekim tarafından değerlendirilip göğüs röntgeninin çekilip
araştırılması gerekir.
Tüberküloz teşhisi nasıl konmaktadır?
Kişinin tüberküloz olduğu ancak vücut örneklerinde (balgam, idrar, mide açlık sıvısı, beyin
omurilik sıvısı, plevra-periton sıvısı, lenf bezi aspirasyonu vb.) tüberküloz mikrobunun
görülmesi ve üretilmesiyle söylenebilir. Bazen alınan doku biyopsilerinde tüberküloza özgü değişikliklerin izlenmesiyle de tanı konabilir.
Tüberkülozun tedavisi mümkün müdür?
Evet. Elimizdeki tedavi imkanlarıyla uygun flekilde tedavi edilmek koşuluyla artık
tüberküloz %100’e yakın tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. Ancak bu, pratikte
tüberküloz tedavisinde sorun olmadığı anlamına gelmemektedir. Günlük uygulamalarda
maalesef bir çok hastanın tedavisi yetersiz kalmakta ve hastalık müzminleşmektedir.
Bunun nedeni yanlış veya eksik tedavilerdir.
Doğru tüberküloz tedavisi nasıl olmalıdır?
Öncelikle hastadan basil üretilerek teşhis kesinleştirilmeli ve mikrobun hangi ilaçlara
duyarlı hangilerine dirençli olduğunu gösteren ilaç direnç testleri mümkünse yapılmalıdır.Çünkü ülkemizde tüberküloz ilaçlarına karşı primer direnç oranları çok yüksektir. En az
dört ayrı ilacı aynı anda birlikte kullanacak flekilde bir tedaviye başlanmalıdır. Daha az
sayıda ilaçla başlanan tedavi ülkemiz için yanlıştır. Birlikte kullanılacak olan ilaçlar hastanın
yaşına, tıbbi durumuna göre seçilmelidir. Tedavi süresince ilaçlar mutlaka uygun doz
ve sürelerde, tedaviye ara vermeden, aksatmadan kullanılmalıdır. Günümüzde en kısa
süreli tüberküloz tedavisi 6 ay devam etmek zorundadır; 6 aydan kısa tüberküloz tedavisi
olmaz. Hastanın durumuna göre bu süre 9 ay, 12 ay veya 24 aya kadar hekim tarafından
uzatılabilir. Bundan daha uzun süre tedavi almanın mantığı yoktur.
Tüberkülozdan nasıl korunabiliriz?
Öncelikle hasta kişilerin teşhis edilip tedavi edilmesi gerekir çünkü kaynak onlardır. Bir
hasta yılda ortalama 10 sağlam kişiye hastalığı bulaştırmaktadır. ‹kinci olarak, hasta
kişiden sağlam kişiye geçişin önlenmesi gerekir. Bunun için hastanın yaşadığı mekanın
havalandırılması, negatif aspiratörlerle havanın temizlenmesi, ultraviyole ışınlama
yapılması, hastanın maske kullanarak basil saçılmasının önlenmesi faydalı olabilir.
Balgamında basil bulunan hastanın izolasyonuna artık pek başvurulmamaktadır. Üçüncü olarak, sağlam kişilerin direncinin artırılması için aşılama yapılmalıdır. Eğer evde bir kişi
tüberküloza yakalandı ise o hane halkı taranmalı ve gereken kişilere koruyucu tedavi
uygulanmalıdır.
Aşı kimlere yapılmalıdır?
Doğumu takiben ikinci ay sonunda ve ilkokula başlayan her çocuğa BCG aşısı denen
tüberküloz aşısı yapılmalıdır. Aşı konusunda bazı çevrelerin akıl karıştırıcı yaklaşımları
varsa da ülkemizin durumu göz önüne alındığında bu aşı mutlaka yapılmalıdır. Aşı
hastalığı %100 önlemese de sıklığını azaltır ve ağır türlerinin ortaya çıkmasını önler.
Koruyucu ilaç tedavisi kimlere uygulanmalıdır?
Balgamında basil saçan tüberküloz hastasıyla yakın teması olan her kişi koruyucu ilaç tedavisi açısından uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bundan başka, önceden
tüberküloz basilini almış, aktif olarak hastalık geçirmemiş fakat tüberkülozun yeniden
aktive olması için uygun koşullar taşıyan yani vücut direncini düflüren başka bir hastalığı
olan (AIDS, lenfoma vb.) veya direnç düflürücü bir başka tedavi alan (kortizon kullanan)
hastalarda koruyucu ilaç tedavisi gerekebilir.
Koruyucu ilaç tedavisi nasıl uygulanır?
Bu durumda kişi hasta değildir sadece mikrobu almıştır. Tedavi hastalığı iyileştirmek için
değil hastalığı önlemek içindir. Bu nedenle genellikle tek ilaçla altı ay müddetle uygulanır.
Fakat kişinin durumuna ve temas olunan hastanın mikrop özelliklerine göre daha farklı
rejimler de gerekebilir.
Okulda çocuğumun koluna tüberküloz testi yapmışlar, pozitif çıkmış, tedavi gerekiyor
mu?
PPD veya tüberkülin deri testi dediğimiz uygulama tüberküloz mikrobuyla karşılaşıp
karşılaşmama durumunu ortaya koymak için yapılır, hastalığın olup olmadığını göstermez.
Testin pozitif olması kişinin daha önce tüberküloz mikrobunu bir hastadan aldığını ve
vücudunda tüberküloza karşı bir reaksiyon oluştuğunu gösterir ancak söz konusu kişi
tüberküloz hastası olabilir de olmayabilir de. Bu nedenle pozitişik tek başına tedavi gerektirmez.
BCG aşısı tüberküloz yapar mı?
Hayır.