Koruyucu önlemler
Sıtmanın aşısı bulunmamaktadır. Sıtmanın bulunduğu bölgelere yolculuk yapacak olan
kişilere sıtmadan korunmak için uygun bir ilaç rejimi ve kişisel korunma önlemleri uygulamaları önerilmeli; ancak, kullanılan her türlü yönteme rağmen yine de sıtmaya yakalanabilecekleri
konusunda yolculuğa çıkacak kişiler bilgilendirilmelidir. Sıtmanın endemik
olduğu bir bölgede hastalık ile ilk kez temastan sonra 6 gün gibi kısa bir süre sonra ya
da sıtmalı bölgeden ayrıldıktan birkaç ay kadar uzun bir süre geçtikten ve kemoprofilaksi
sona erdikten sonra sıtma semptomları gelişebilir. Yolculara sıtmanın hastalığın erken
döneminde etkin biçimde tedavi edilebileceği fakat uygun tedavinin geciktirilmesinin
ağır ve hatta ölümcül sonuçları olabileceği söylenmelidir. Sıtma semptomları olan yolculara
kalın damla ve ince yayma kan tahlilleri dahil her türlü tıbbi değerlendirmeyi hemen
yaptırmanın yollarını aramaları önerilmelidir.
Dominik Cumhuriyeti, Haiti, Orta Amerika’da eski Panama Kanalı Bölgesinin batısı, Mısır
ve Ortadoğu’daki bazı ülkeler dışında P. falciparum sıtmasının bulunduğu bütün bölgelerde
P. falciparum’un klorokine dirençli olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca, Tayland, Burma
(Myanmar), Kamboçya, Güney Amerika’da Amazon nehri havzası ve giderek artan
biçimde Doğu Afrika’nın bazı kısımlarında hem klorokine ve hem de Fansidar®’a direnç yaygındır. Tayland’ın Burma (Myanmar) ve Kamboçya ile sınır olduğu yerlerde ve
Burma’nın (Myanmar) doğu vilayetlerinde meşokine direnç olduğu kanıtlanmıştır.
Kişisel korunma önlemleri
Anofel sivrisineklerinin beslenme alışkanlıkları noktürnaldır; bu nedenle sıtma bulaşması
genellikle akşam gün batımından şafak sökene kadardır. Yolculara sıtmadan korunmak
için özellikle bu saatlerde koruyucu önlemler uygulamaları önerilmelidir. Cibinlik, sivrisineklerden
koruyucu ağlar, tel kullanmak ve vücudun bütün kısımlarını kapatan giysiler
giymek bu önlemler arasında sayılabilir. Ayrıca, yolculara parazit ile temasta bulunacak
deriye uygulamak üzere böcek kovucular satın almaları da önerilmelidir. Piyasada bulunan
böcek kovucuların çoğunun içeriğinde de bulunan en etkili böcek kovucu bileşik
N, N-dietilmetatoluamiddir (DEET). DEET’in konsantrasyonu ilaçtan ilaca değişkenlik
göstermekte ve %95’e kadar çıkabilmektedir. %30-35 DEET konsantrasyonu içeren
müstahzarlar yeterli koruma sağlar ve etkinlikleri yaklaşık 4 saat sürmektedir. Günümüzde
piyasada uzun etkili DEET içeren ürünler de bulunmaktadır. Nadiren DEET ile temas edençocuklarda toksik ensefalopati gelişebilmektedir. Yolculara aşağıdaki önlemleri alır iseler
DEET’in advers reaksiyon olasılığının en aza ineceği söylenmelidir:
• İlaç az kullanılmalı ve sadece parazit ile temas edebilecek olan vücut bölgelerine ve
giysilere sürülmelidir.
• Yüksek yoğunluktaki ürünlerin vücuda sürülmesinden kaçınılmalıdır.
• Ürün solunmamalı veya ağız yoluyla alınmamalıdır veya göze sürülmemelidir.
• Çocuklarda ürün ellerin gözler veya ağız ile temas etme olasılığı yüksek olan kısımlarına
uygulanmamalıdır.
• Yara veya sıyrıklarda asla kullanılmamalıdır.
• Kapalı ortamlara gelince ürünün uygulanmış olduğu deri bölgeleri yıkanmalıdır. Bir
böcek kovucuya karşı reaksiyon gelişeceğinden şüphe ediliyorsa cilt hemen yıkanmalı
ve sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.
İyi korunaklı olmayan ve klimaların bulunmadığı odalarda kalacak olan yolculara akşam
ve gece saatlerinde oturacakları ve yatacakları yerlerde pretiroid içeren uçucu böcek
spreyi kullanmaları önerilir. Ayrıca, cibinlik altında uyuma gibi ek önlemler almaları daönerilir. Sivrisineklere karşı ek önlem almak için giysilere ve yatak üzerine Permetrin
(Permanone®) sıkılabilir. Permetrin veya deltametrin gibi böcek öldürücüler ile muamele
edilen cibinlikler daha etkilidir. Amerika Birleşik Devletleri’nde permetrin sprey veya sıvıları
veya bu ilaca batırılmış cibinlikleri satın almak mümkündür. Permetrin sprey veya sıvı
deltametrin cibinliklere uygulamak üzere yurtdışında da satın alınabilir.
Kemoprofilaksi
Yolculuktan önce uygun bir kemoprofilaktik tedavi rejimi seçmek için yolcunun ve
doktorunun dikkate alması gereken birkaç faktör vardır. Yolculuk güzergahı ayrıntılı
olarak gözden geçirilmelidir ve yolcunun gerçekten sıtmaya yakalanma riskinin bulunup
bulunmadığının belirlenmesi için belli bir ülke içindeki risk bölgelerine ilişkin bilgiler ile
karşılaştırılmalıdır (Bölüm 2, “Ülkeler itibariyle Sarı Humma Aşılanma Gereklilikleri ve
Sıtma Riski ve Klorokin Direnci Hakkında Bilgi” sayfa 23-54). Yolcunun ilaca dirençli
P. falciparum sıtmasına yakalanma riskinin olup olmadığı da belirlenmelidir. Ayrıca,
yolcunun ilk seçenek antimalaryal ilaçlardan birine karşı daha önce alerjik veya başka bir
reaksiyon yaşayıp yaşamadığı ve yolculuk esnasında tıbbi hizmetlere kolayca erişip
erişemeyeceği de belirlenmelidir.
Meflokin veya klorokin ile sıtma profilaksisine sıtmalı bölgelere yolculuğa çıkmadan 1-2
hafta önce başlanmalıdır (yolculuktan 1-2 gün önce başlanabilecek olan doksisiklin veya
Malarone™ hariç). Bu uygulama antimalaryal ilaçların temastan önce kanda bulunmalarına
ve potansiyel herhangi bir yan etkinin yolculuk başlamadan önce değerlendirilmesine ve
tedavi edilmesine olanak tanır. Kemoprofilaksi sıtmalı bölgelere yolculuk esnasında ve
sıtmalı bölgelerden ayrıldıktan sonra da (klorokin, meşokin ve doksisiklin için yolculuktan
4 hafta sonrasına kadar ve Malarone™ için 7 gün sonrasına kadar) devam etmelidir. Daha
uzun yarı-ömürlü olan ilaçlar (haftada bir kez alınanlar) yolcu ilacını almakta geç kalırsa
kısa yarı ömürlü olan (günlük olarak alınan) ilaçlara göre daha fazla hata payına olanak
tanıma avantajı sağlarlar. Örneğin, bir yolcu haftada bir kez alınan bir ilacı 1-2 gün geç alsa profilaktik kan düzeyleri yeterli olmaya devam eder; günlük ilaç alımında 1-2 gün
geç kalındığında ise koruyucu kan düzeylerinin idame ettirilmesi pek olası değildir.
Klorokine dirençli P. falciparum’un bulunmadığı bölgelere yolculuk
Klorokine dirençli P. falciparum’un varlığının bildirilmediği bölgelere yolculuk için tek
başına klorokinin haftada bir kullanımı önerilmelidir. Klorokin genellikle iyi tolere edilir.
Rahatsız edici yan etki yaşayan birkaç hasta ilaçları yemek arasında veya haftada iki doza
bölerek alırsa daha iyi tolere edebilir. Bir alternatif olarak ona yakın bir bileşik olan
hidroksi-klorokin kullanımına daha iyi tolere edilmesi olasıdır. Klorokin profilaksisine
sıtmalı bölgelere gitmeden 1-2 hafta önce başlanmalıdır. Profilaksi yolculuk esnasında
ve yolcu bu bölgelerden ayrıldıktan sonraki 4 hafta sonuna kadar devam etmelidir (önerilen
dozlar için bkz. Tablo 3).
|