BAĞIŞIKLAMA
Bağışıklama enfeksiyon hastalıkları ile savaşmada ve onları ortadan kaldırmada kritik bir silahtır. Temiz bir içme suyunun sunulması dışında, antibiyotiklerde dahil hiçbir müdahale enfeksiyon hastalıklarına yakalanmayı ve bu hastalıklara bağlı ölümleri aşılar kadar azaltamaz. Aşılama sayesinde her yıl 3 milyon çocuğun hayatı kurtulmaktadır. Amerika Hastalıkları Kontrol Merkezi (CDC), aşılamayı 20. yüzyılın en önemli "sağlık zaferi" olarak tanımlamıştır.
Aşılama bireyleri korumaktan daha fazlasını yapar; hastalığın bir kişiden diğerine yayılımını önleyerek tüm toplumu korur. Yoğun aşılama sadece difteri ve tetanoz'un gelişmiş ülkelerde görülme oranını azaltmakla kalmamış, çiçek gibi tehlikeli bir hastalığın dünya üzerinden, çocuk felcinin ise tüm Amerika ve Avrupa kıtaları ile Güneydoğu Pasifik bölgesinden silinmesini başarmıştır. Bu büyük başarı ile bugün dünya çapında yaklaşık 1.1 milyar USD kazanç sağlanmaktadır.
Bağışıklama hastalığın sonucunda oluşabilecek maddi ve manevi tüm kayıpları önleyerek büyük tasarruf sağlayan tek sağlık yatırımıdır. Aşılama sadece hastalıkları ve sonrasında oluşması muhtemel ciddi hasarları önleyerek mükemmel bir fayda sağlamakla kalmaz, bütün bunların sonucunda kazanç ta sağlayan tek sağlık yatırımıdır.
Aşı biyoteknolojisi ve bağışıklama politikaları çok süratli bir şekilde ilerleme kaydetmektedir. Her gün daha yeni ve ilerleme kaydetmiş aşılar geliştirilmekte ve kullanıma sunulmakta ve bu aşıların daha iyi ve etkin kullanımları için çalışılmaktadır.
Bağışıklama nedir?
Bağışıklama, spesifik virüs ve bakterilerin meydana getirdiği hastalıklardan korumak üzere vücudun kendi bağışıklık sistemini hazır hale getirmesidir yani mikroorganizmalara karşı bağışıklık sisteminin kendi savunmasını oluşturmasına yardım eder. Aşılanmış bir kişi o hastalığın etkeni ile karşılaştığında immün sistem hastalığı önlemek üzere hızlı ve etkin bir şekilde harekete geçer.
Bağışıklama vücuda aşıların, genellikle enjeksiyon yoluyla, verilmesi ile çalışır. Aşılar, bağışıklık sistemini uyararak antikor üretmesini ve aşıyla verilen virüs veya bakteriye spesifik özel hücreler oluşturmasını sağlayan çok az miktarda zayıflatılmış mikrop ya da bu mikroplara ait parçacıklar içerir.
Bağışıklık sistemi geliştirdiği bu bilgileri saklar. Aşılar ile bağışıklık sağlamış bir kişi yıllar sonra bile olsa o bakteri veya virüsle karşılaşırsa immün sistem nasıl cevap vereceğini hatırlar. Karşılaştığı bakteri veya virüse özel hızlı bir şekilde ve büyük miktarda antikor ve özel hücreleri üretir. Bu hızlı ve büyük cevap sonucu bakteri veya virüs vücutta yerleşip hastalık yapma fırsatı bulamaz.
Aşılar farklı şekillerde hazırlanırlar; bazıları ölü virüsler (ör. hepatit B, influenza), bazıları modifiye edildiği için hastalık oluşturmadan bağışıklık sistemini uyaran canlı virüsler (ör. kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşısı) içerir. Haemophilus influenza tip b ve asellüler pertussis gibi bazı yeni aşılar bakteri veya virüsün enfeksiyöz olmayan komponentleri kullanılarak oluşturulur.
Bağışıklama ile hastalık ortadan kaldırılabilir mi?
Bir enfeksiyon hastalığının dünya üzerinden tamamen kaldırılmasına hastalığın eradikasyonu denir ve aşılamanın ideal hedefidir. Virüs veya bakteri tamamen ortadan yok olur ve aşı olmaya devam etme ihtiyacını da kendisi ile birlikte ortadan kaldırır. Ancak bir hastalığın ortadan kaldırılması kompleks bir olaydır ve özel koşulların varlığını gerektirir. Günümüzde çiçek hastalığı başarı ile eradike edilmiştir ve polio şu anda eradikasyon yolunda ilerlemektedir ve kızamık eradikasyon için diğer bir iyi adaydır.
Pek çok bağışıklama programı için hastalığın kontrolü daha gerçekçi bir hedeftir. Bu demektir ki aşılama ile vaka sayısını dramatik bir şekilde aşılama öncesi değerlerin yüzde birine kadar azaltabilir ve salgınları önleyebilir veya hızla kontrol altına alabiliriz. Hastalığı kontrol altına almak çok yüksek oranda aşılama gerektirir çünkü virüs veya bakteri eskisinden çok daha az sayıda da olsa hala dolaşmaktadır. Eğer biz dikkatimizi bir an bile gevşetirsek hastalık tam güç ile geri dönebilir. Çocuklarda boğmaca'nın azaltılması çabaları hastalık kontrolü için iyi bir örnektir.
Bazı aşılar sadece bireysel korumayı amaçlar. Tetanoz bakterisi toprakta yaşar ve bu bakteri ile karşılaşma riskini azaltamayız. Tetanoz aşısı bireyleri, tetanoz bakterisi tarafından üretilen zehirin etkisine karşı korur.
Kızamıkçık veya kızamık özel durumlardır. Eğer hamile kadın kızamıkçık geçirirse bebeği trajik bir şekilde etkilenir. Bu durumda henüz doğmamış bebeğimizi korumak için aşılanırız.
Mikroplara karşı bebeğinizi nasıl koruyabilirsiniz?
Ülkemizde hala aşı ile korunabilen hastalıklar nedeniyle sakat kalan, ya da yaşamını yitiren bebekler, çocuklar ve hatta erişkinler olması bu konuda kat edilmesi gereken daha çok yolumuz olduğunu göstermektedir. Bu hastalıklardan ve acı veren sonuçlarından korunabilmek ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bağışıklama büyük önem taşımaktadır.
İlk aylarında bebeğinize annesinin geçirdiği hastalıklar ve yaptırdığı aşılar sonucunda elde etmiş olduğu koruyucu antikorların (yani mikroplara karşı bizleri koruyan maddelerin) geçmiş olması nedeniyle bu hastalıklara karşı korunacaktır. Ancak maalesef bu koruma sadece birkaç ay gibi geçici bir süre içindir. Anneden geçen koruyucu antikorlar zamanla azalacak ve bebeğiniz gözle göremediğimiz kadar küçük ancak boyutları ile kıyaslanamayacak kadar ağır sonuçlara yol açan mikroplara karşı savunmasız hale gelecektir. Bebeğinizi bu yepyeni dünyanın çetin koşullarına hazırlamak için atacağınız ilk adım, sizden geçen koruyucu antikorlar tamamen kaybolmadan önce bebeğinize aşı yaptırarak onun kendi koruyucu antikorlarını üretmesini sağlamaktır. Bu ilk adımda da sizlerle birlikteyiz!
Hiçbir ebeveyn çocuğunun ağır ya da hafif hastalanmasını istemez. Hastalıkların ortaya çıkmasını önlemek tedavi etmekten çok daha etkili ve önemlidir. Aşılar enfeksiyon hastalıklarından korur ve hayat kurtarır. Düşünün ki en tehlikeli hastalıkların bazılarından çocuğunuzu koruma şansınız var, hatta bu sayede komşunuzun çocuklarının ve belki de ülkenizdeki tüm çocukların korunma şansı olacak. Bebeğinizin aşılarını unutmayın!
Hastalıklardan nasıl korunuruz?
Vücudumuzun bağışıklık sistemi mikroorganizmalara karşı bizi korur. Vücuda giren bir mikrop çoğalmaya başlar ve sonuçta hastalığa neden olur. Bağışıklık sistemi ilk defa karşılaştığında bu mikropla tanışır ve antikor adı verilen koruyucu proteinler üretmeye başlar. Ancak antikor üretimi belli bir süre alacağı için bu arada hastalık başlar. Yani mikropla ilk kez karşılaşmanın sonucu hastalıktır.
Antikorların 2 görevi vardır:
- Bizleri hasta eden mikrobu öldürüp yok etmeye yardımcı olmak
- Kan dolaşımının içinde kalarak vücudu ileride gelişebilecek enfeksiyonlara karşı korumak; eğer mikrop yıllar sonra bile yeniden vücuda girerse, antikorlar hemen onu tanıyıp hastalık yapmasına fırsat vermeden yok edecektir. Bu mekanizmaya "bağışıklık" denir.
İlk karşılaşmada üretilmiş olan antikorlar kanda yıllarca kalır ve aynı mikropla yeniden karşılaşınca hemen tanır ve mikrobu hızla yok ederek hastalığı önler. Yani hastalık etkeni ile vücut yeniden karşılaştığında halihazırda antikorları bulunduğu için hemen harekete geçip onu çoğalıp hastalık oluşturmasına fırsat vermeden yok eder. Bağışıklık sistemi son derece başarılı bir sistemdir ve bizler bu yüzden aynı mikroplarla yüzlerce kez karşılaşmamıza rağmen hastalıkları sadece bir kez geçiririz.
Bu harika sistemin bir kötü yanı vardır: Hastalığa karşı bağışıklık kazanmak için hastalığı geçirmek zorunda olmak!
Neden aşılanalım?
Aşılamanın kısa vadede ve kişisel anlamda hedefi bireyleri veya grupları hastalıklardan korumaktır. Uzun vadedeki ve nihai hedefi hastalıkların dünya üzerinden kaldırılmasıdır.
Hastalıkların önlenmesi halk sağlığının yapı taşlarından birisidir. Aşılar aşılanan kişileri hastalıklardan korurken hastalığa neden olan mikrobun aşılanmamış kişilere ulaşmasını önleyerek hastalığın yayılımını engellemektedir.
Enfeksiyon hastalıkları hasta kişinin sıkıntı çekmesine ve hastalığın ilerleyerek istenmeyen sonuçlara, sakatlıklara neden olabilmekte ve hatta ölüme kadar ilerleyebilmektedir. Enfeksiyon hastalıklarının kişisel zararları yanında halk sağlığı kaynaklarının zorlanması ve finansal kaynakların tükenmesine neden olmaktadır.Sonuç olarak hastalıklardan korunma hastalığı geçirmekten iyidir.
|